‘İtalyanlar gibi zeytin ağacı ittifakının metnini yazalım’

Millet İttifakı’nın genişletilmesi gerektiğini belirten Karayalçın, “Anayasa’nın ilk üç maddesini kabul eden herkes gelmeli. Ben Memleket Partisi’nin de buraya girmesi gerektiğini düşünürüm” dedi… Karayalçın, “Çok geniş bir birliktelik içinde bir koalisyon kuralım. Tıpkı İtalyanların 2006 yılında yaptığı gibi öyle bir zeytin ağacı ittifakının metnini yazalım” önerisinde bulundu…

‘İtalyanlar gibi zeytin ağacı ittifakının metnini yazalım’
Yayınlama: 28.11.2021
A+
A-

MEHTAP GÖKDEMİR Ankara – Eski SHP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın, “helalleşme”, “ittifaklar” ve “cumhurbaşkanı adayı” konuları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bürosunda bir araya geldiğimiz Karayalçın’ın açıklamaları şöyle:

CUMHURBAŞKANI ADAYI: İki yol var; ya ittifak partileri belirleyecek ya da 2018’de olduğu gibi kısmi ittifak olacak. O zaman da her parti kendi adayını belirleyecek. Parti tüzüğü üç seçenek olduğunu söylüyor. Birinci seçenek; pek işlerliği olan bir seçenek değil bana göre, biraz Amerikan önseçimlerine benzer bir şekilde bütün yurttaşların katılımıyla CHP’nin cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi. İkinci seçenek; CHP üyelerinin adayı seçmesi ki benim arzum bu. Üçüncü yöntem de merkez yoklaması. Pratik olarak Genel Başkan’ın diyeceği isimdir. İttifak karar verecekse o karara uyacağız, artık kim çıkacaksa. Parti Genel Başkanı cumhurbaşkanı adayıysa da partililere düşen, onun yanında bütün gücümüzle kalıp çalışmak olmalıdır. Ama Parti Genel Başkanı aday değilse ve ittifak karar vermeyecekse, ön seçim yapılacaksa bence kimin iddiası varsa herkes katılmalı. Kimsenin önü kesilmemeli, kimsenin önü özel olarak da temizlenmemeli.

GELECEK PROJESİNE YOĞUNLAŞALIM: Ama asıl önemli olan bundan çok program, yurttaşlara sunacağımız bir ikinci yüzyıl projesi, bir gelecek projesi. Biz bir dertleşelim hakikaten helalleşelim, neydi bizim derdimiz, biz nasıl biz olacağız. İkinci yüzyıl projesi, gelecek projesi, bizi biz yapma projesi her neyse, bunun üzerine yoğunlaşmalıyız. Bunun üzerine bir koalisyon kurmalıyız.

İLK ÜÇ MADDEYİ KABUL EDEN GELSİN (HDP ittifakta yer almalı mı?) Parti parti saymıyorum, ama herkesin bunun içine girmesi gerektiğini düşünürüm. Bu ittifakın iki sağlam ayağı var. İYİ Parti ve bizim parti. CHP, İYİ Parti ilişkileri de kendisini test etti. Bu iki parti bir çerçeve çizerek Türkiye’nin bütün partilerine çağrı yapmalı, bu çerçevede İYİ Parti’nin duyarlılıkları da CHP’nin duyarlılıkları da yer almalı parti daveti açısından söylüyorum bunu. Üniter devlet olmazsa olmazımız. Daha doğrusu Anayasanın ilk üç maddesi. Cumhuriyetin temel değerleri. Bu üç maddeyi kabul ediyor musun, etmiyor musun? Kabul eden herkes gelmeli. Anayasanın ilk üç maddesine ‘evet’ dendiğinin açıklanması İYİ Parti’nin tabanında, ittifaka katılacak partiler açısından bir rahatlama yaratır. Ben Memleket Partisi’nin de buraya girmesi gerektiğini düşünürüm. Rıfat Serdaroğlu’nun partisi var, o da buraya girmeli.

TOPLUM KESİMLERİ KOALİSYONU: Çok geniş bir koalisyonu gerekli görüyorum. Partiler koalisyonu değil, toplum kesimleri koalisyonu, olabildiğince genişletelim. Tıpkı İtalyanların 2006’da yaptığı gibi. Romano Prodi’nin başkanlığını yaptığı Sosyalist Parti 18 partili bir koalisyonla seçime girdi. İçinde herkes var. Bir metin hazırladılar, İtalyan seçmenlerine sundular. İtalyanca’dan Türkçe’ye çevirdik bu metni. Ben yıllardır bu ittifakın peşindeyimdir. Öyle bir “zeytin ağacı ittifakı”nın metnini yazalım. Cumhuriyet Ağacı, Cumhuriyet İttifakı diyelim ya da Millet İttifakı. Ama böyle bir metne ihtiyacımız var. Böyle bir metin bana göre kim başkan olacak, kim cumhurbaşkanı adayı olacaktan daha önemli.

‘Genel Başkan iyi niyetli’

 

‘BİZ’ OLMALIYIZ: İnsanlar, örgütler geçmişte birilerine, belli toplum kesimlerine veya bireylere karşı bir olumsuz tavır sergilediklerini düşünüyorlarsa bunun muhasebesinin yapılmasından yanayım. O muhasebeden hareketle özür dilenmesi, gönül alınması gerekiyorsa, gereğinin yerine getirilmesine inanan birisiyim. AKP yönetiminde toplumu ‘biz’ yapan öğelerin neredeyse tümü ortadan kaldırıldı. Husumet dönemi başlatıldı. Ben yeniden biz olmamızı önümüzdeki dönemin en temel sorunu olarak görüyorum. Öncelikle biz, biz olmalıyız, bir yeni yaşam sözleşmesini yürürlüğe koymalıyız.

HELALLEŞME: Helalleşme bizim kültürümüzde çok özel, bir ayrılış sırasında kullandığımız bir sözcük. Çok özel bir kültür. Ben çok severim helalleşmeyi. Ama ben aynı zamanda solcu, sosyal demokrat birisiyim. Bizde özeleştiri vardır.

KURUMSAL YAPIYA OTURTULMALI: Herkesin duyarlılığının çok yüksek olduğu bir dönemde, yanlış izlenimlerin verilmesine neden olabilecek çıkışlar, ifadeler, istenilen sonuçları vermeyebilir. Cumhuriyetin 100’üncü yılına yaklaşıyoruz, bir bütünsel değerlendirme yapılması söz konusu ise, onun da bir kurumsal yapıya oturtulması gerektiğini düşünürüm. ‘Örgütüm, partililerim ne diyor?’ Bu bir kurultay olabilir, bir Parti Meclisi değerlendirmesi olabilir. Özeleştiri yapılacak konularda böyle bir karar sürecinin işletilmesini tercih ederim.

GEÇMİŞİMİZ ÖNEMLİ: Sayın Genel Başkan’ın iyi niyetli olduğuna yüzde yüz inanıyorum. Ama kolektif karar süreçlerinin işletilmesi açısından, önceden tartışılmasını sağlamak iyi olur diye düşünüyorum. Öte yandan partimizin yönetim sisteminin toplumda yarılmalara yol açtığı iddiası hem örgütlenme yapısı, hem siyasi olarak tartışılması gereken bir şey. Bunun tartışılmasını isterdim. Bizim geçmişimiz önemli, bugünümüz de önemli hiç kuşkusuz. O nedenle Sayın Genel Başkanımız böyle bir çıkış yaparken, konunun bu yönlerini de dikkate alsa iyi olurdu. Hiç olmazsa bundan sonra yapılabilmeli. Biz geçmişimizle kıvanç duyuyoruz. Sonuçta geçmişimizdeki yanlışlıkları tartışırız. Bunu kamuoyuyla paylaşma kararı alırsak onu da paylaşırız. Partimizin 100’üncü yılı cumhuriyetimizin de yüzüncü yılı. Bunlar belki partinin geniş platformlarında düşünülebilecek, konuşulabilecek konular. Bunlar olmadan partinin geçmişinin ‘zan altında’ kalacağı tür değerlendirmeler partide üzüntü yaratır.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.